Özge Alkışçı
by on Mart 30, 2016
161 Görüntüleyenler
İnsanın insana yaptığı zulmü başka canlı kendi türüne yapmıyor emin olun. Toplum ya da çevre fenomeninden bir çıkın bakalım nasıl da çoğalıyor bu zulümler. İyi de kardeşim sen ya da toplumun çoğunluğu öyle düşünüyor diye düşündüğün şey doğru demek değil ki. Niye o öyle diye kendi kendine acıyıp üzülüyorsun? Çocuğun eşit ağırlıkçı oldu diye niye gerizekalı muamelesi yapıyorsun ya da bir erkek bale yapıyor diye neden cık cıklayıp kafanı diğer tarafa çeviriyorsun ? Sen ne ara bu ayıplama, kınama, acıma, içinden geleni yapanları törpüleme silsilesi içine düştün de karşındakine bu şekilde yaklaşabiliyorsun? Kalıp yargılardan bir an önce kurtulun. Ressam olmak isteyen bir çocuğa "anne kolumu kesecem" demiş tepkisi vermemeyi öğrenin. Kendinizi topluma feda etmeyin. 2. kız çocuğunu doğurmuş kadına " vebalı insan " muamelesi yapmayın. Size mi düşmüş kaygısı size ne ? Hayattaki en büyük korkusu "elalem ne der ?" olanlardansınız anladık peki, değişmenizi de istemiyoruz böyle iyisiniz ya da alıştınız ona da eyvallah ama kardeşim neden kendi içinde tutmuyorsun mutsuzluğunu da bir de sağa sola kusuyorsun. Yapma etme. Bildiğin külfet bu hem sana hem karşındakine. Hayır yani sen o saçma cümleleri kurunca değişen bir şeyler olsa ne bileyim ressam olmak isteyen o çocuk birden aydınlanıp(!) "Doktor olmalıyım. Doktor olacam. Doktor." nidalarıyla koşmaya başlasa amenna. Sadece karşındakine değil ki kendine de eziyetin. Dünyadaki belki de en değerli varlığın, evladın sınava ikinci sene hazırlanacak diye "3 aylık ömrü kaldı" denilmiş gibi karalar bağlıyorsun. Hoş mu yani şimdi bu ? Yapma güzel kardeşim yapma. Bu sadece seni mutsuzluğa ve yapılandan tatmin olamama duygusuna iter.
Posted in: Toplum